top of page

İletişimin Tespiti, Dinlenmesi ve Kayda Alınması Sırasında Elde Edilen Tesadüfi Delillerin Değerlendirilmesi

Yazarın fotoğrafı: Av. Gamze AksoyAv. Gamze Aksoy

İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasıyla ilgili yasal düzenlemeler Türk Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 135. maddesinde yer almaktadır. Bu madde, ceza soruşturmaları ve kovuşturmalarında önemli bir araç olup özellikle örgütlü suçlarla mücadelede kritik bir rol oynamaktadır. Ancak, bu tedbirin uygulanması sırasında temel hak ve özgürlüklerin korunması ve hukukun üstünlüğü ilkesine uygun hareket edilmesi büyük önem taşımaktadır.


CMK Madde 135’in tam metni şöyledir:


"(1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada, başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması hâlinde, hâkim kararıyla şüphelinin telekomünikasyon yoluyla yaptığı iletişim dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir.


(2) Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, Cumhuriyet savcısının kararıyla da bu işlemler yapılabilir; Cumhuriyet savcısı kararını 24 saat içinde hâkimin onayına sunar. Hâkim, kararını en geç 24 saat içinde verir; aksi hâlde, tedbir kendiliğinden kalkar.


(3) Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tedbirine ancak aşağıdaki suçlar nedeniyle başvurulabilir: 

a) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK m. 188)

b) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK m. 220)

c) Fuhuş (TCK m. 227)

d) Parada sahtecilik (TCK m. 197)

e) Tehdit (TCK m. 106, 2. fıkra)

f) İrtikâp (TCK m. 250, 1 ve 2. fıkra)

g) Rüşvet (TCK m. 252)

h) Hırsızlık (TCK m. 141, 2. fıkra)

i) Nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158)

j) Hileli iflas (TCK m. 161)

k) Kara para aklama (TCK m. 282)

l) Şantaj (TCK m. 107)

m) Tefecilik (TCK m. 241)

n) Yağma (TCK m. 148)

o) Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (TCK m. 79 ve 80)

p) Zimmet (TCK m. 247)

r) Kaçakçılık suçları (5607 sayılı Kanun)

s) Terörle mücadele kapsamındaki suçlar (3713 sayılı Kanun)

t) Casusluk (TCK m. 328-331)

u) İhaleye fesat karıştırma (TCK m. 235)

v) Edimin ifasına fesat karıştırma (TCK m. 236)

y) Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m. 245)


(4) Elde edilen bilgiler, soruşturma ve kovuşturma konusu suçla ilgili değilse derhal yok edilir.


(5) Bu madde hükümlerine aykırı olarak yapılan iletişimin denetlenmesi sonucu elde edilen deliller hükme esas alınamaz."


İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması sadece kanunda belirtilen suçlar için mümkündür. Bu suçlar, kamu düzeni ve toplumun güvenliğini tehdit eden suçlar olup, bu tedbirlerin uygulanmasının gerekçesini oluşturur. Özellikle başka türlü delil elde edilmesinin imkansız olduğu durumlarda başvurulması gereklidir. Delil elde etmenin mümkün olduğu başka bir yol varken bu tedbire başvurulması hukuka aykırılık teşkil eder. 


CMK 135. Maddesinde yer alan tedbirlerin uygulanabilmesi için hakim kararı gereklidir. Karar olmaksızın yapılan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması hukuka aykırı olacaktır. İstisnai olarak, gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısının kararıyla 24 saat içinde hakimin onayına sunulması durumunda tedbir uygulanabilir. Hakim, tedbirin uygulanmasını gerekli görmezse, tedbir derhal sona erdirilmeli ve alınan kayıtlar silinmelidir. Bu şekilde elde edilen deliller hukuka aykırıdır ve suçun kanıtlanmasında kullanılamaz veya hükme gerekçe yapılamaz .


CMK 135. maddesine göre alınan tedbirler sıkı denetimlere tabidir. İletişimin dinlenmesi ve kayda alınması işlemleri, kişilerin özel hayatına ciddi bir müdahale niteliği taşır. Bu nedenle, elde edilen verilerin korunması ve yalnızca soruşturma amacına uygun şekilde kullanılması gereklidir. Hakim ve Cumhuriyet Savcılarının tedbir kararları gerekçeli olmalıdır. Tedbirlerin keyfi şekilde yapılmasını önlemek ve kişilerin haklarının korunması için bu kararlar hakkında hukuka uygunluk denetimi yapılmalıdır. Gerekçesiz veya yetersiz gerekçeli kararlar hukuka aykırılık teşkil eder ve bu da elde edilen delillerin hükme esas alınmasını engelleyebilir. 


Dinleme sırasında elde edilen bilgilerin soruşturma ve kovuşturma amacının dışında kullanılması mümkün değildir. Bu verilerin başka amaçlarla kullanılması hukuka aykırıdır. Kişisel verileri içerdiği için bu verilerin belirli süreler sonunda imha edilmesi gerekir. CMK 138. maddesi, hukuka aykırı delillerin hükme esas yapılması durumunda açıkça bozma nedeni olacağını düzenlemiştir. Ayrıca Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay, verilerin imha edilmemesinin hukuka aykırı olduğu ve hak ihlalleri oluşturduğu kanaatindedir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), iletişim kayıtlarının muhafaza edilmesi ve imhası konularında devletlerin titizlikle davranmasını vurgulamaktadır .


İletişimin tespiti, dinlenmesi veya kayda alınması esnasında tesadüfi deliller elde edilebilir. Tesadüfi deliller, iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması sırasında soruşturma konusu olmayan başka suçlara ilişkin elde edilen delillerdir. Tesadüfi deliller hakkında tedbir uygulanan kişiye ait soruşturma ve kovuşturma konusunda dışında olabileceği gibi üçüncü kişilere ait delillerde olabilir. 


Tesadüfi delillerin kullanılması, hukuki açıdan tartışmalıdır ve hukuka uygunluk, adil yargılama ve delil yasakları bağlamında değerlendirilmelidir. Tesadüfi deliller, soruşturulan suçtan bağımsız olarak başka bir suçu işaret eder. Tesadüfi delillerin değerlendirilebilmesi için asıl delil elde etme işleminin hukuka uygun olması gerekir. Tesadüfi delillerin değerlendirilmesinde delil yasaklarına dikkat edilmelidir. Türk Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 206 ve 217. maddeleri, hukuka aykırı olarak elde edilen delillerin kullanılamayacağını belirtir. Anayasa Mahkemesi, tesadüfi delillerin kullanılması konusunda sıkı denetim ve ölçülülük ilkelerinin gözetilmesi gerektiğini çeşitli kararlarında vurgulamıştır.


Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve Anayasa'nın 36. maddesi, adil yargılanma hakkını güvence altına alır. Tesadüfi delillerin kullanımı, sanığın savunma hakkını ihlal etmemeli ve adil yargılama ilkesine zarar vermemelidir. AİHM, iletişimin dinlenmesi sırasında elde edilen tesadüfi delillerin kullanılabilmesi için, bu delillerin elde edilme koşullarının ve kullanılma amacının net bir şekilde belirlenmiş olması gerektiğini belirtmektedir. (Weber ve Saravia/Almanya Başvuru No: 54934/00)

 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Comentarios


bottom of page